Küresel vergi reformu neleri kapsıyor? | Ekonomi | DW

by Bi'Burs

G7 ülkelerinin maliye bakanları dün Londra’da yaptıkları toplantıda küresel bir vergi reformu için uzlaşmaya vardılar. Buna göre çok uluslu şirketlerden alınacak kurumlar vergisinin en az yüzde 15 olması kararlaştırıldı. Uluslararası vergi sisteminde uzun süredir üzerinde çalışılan bu reform, Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz tarafından “vergi devrimi” olarak nitelendirilirken, toplantıya ev sahipliği yapan İngiltere Maliye Bakanı bunu “tarihi” olarak nitelendirdi. . Peki, vergi sisteminde mutabık kalınan reform neleri kapsıyor? Beş soruda derledik:

Fikir nasıl doğdu?

Büyük çokuluslu şirketlerin yüksek kazançlarına rağmen faaliyet gösterdikleri ülkelerde düşük vergi oranlarına tabi olmaları rahatsızlık yaratıyordu.

Mevcut uygulamaya göre çok uluslu şirketler, faaliyet gösterdikleri diğer ülkelerde değil, yalnızca merkezi bulundukları ülkede kurumlar vergisi ödemektedir. Özellikle dijital teknoloji ve hizmetler alanında birçok büyük şirket de merkezlerini düşük kurumlar vergisi olan ülkelere taşıyordu.

G20 kapsamındaki sanayileşmiş ve yeni sanayileşmiş ülkeler grubu, vergileri adil bir şekilde dağıtmak için gereken yöntemleri belirlemek üzere 2017 yılında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nı (OECD) görevlendirdi.

OECD’nin 38 ülkeyi kapsayan çalışması ABD’deki hükümet değişikliğiyle yeni bir ivme kazandı. ABD Başkanı Joe Biden, en az yüzde 15’lik bir küresel vergi oranı önerdi. Ayrıca küresel koronavirüs salgını ve ülke ekonomilerini destekleyecek yeni gelir kaynakları arayışları süreci hızlandırdı.

Reform neleri içeriyor?

OECD tarafından hazırlanan reform önerisinin iki temel ayağı bulunmaktadır. Reformun ilk ayağı, finansal kurumların, merkezi ülke dışında bulunan çok uluslu şirketlerin kârlarını vergilendirmesine izin veriyor. Bu, özellikle teknoloji alanında faaliyet gösteren dijital hizmetler ve güven sağlayan şirketlere odaklanır.

Reform önerisinin ikinci ayağını küresel vergi oluşturmaktadır. Londra’daki G7 ülkelerinin maliye bakanları tarafından üzerinde anlaşmaya varılan küresel vergi reformu, çok uluslu şirketleri çekmek için ülkeler arasındaki rekabeti ve vergi indirimlerini sona erdirmeyi amaçlıyor.

Vergileri kim ödeyecek?

Google, Facebook ve Apple gibi dijital hizmetler sunan şirketlerin özel vergilendirmesi Avrupa’da destek bulurken, bu şirketlerin çoğu ABD merkezli olduğu için Washington bu fikre sıcak bakmadı. OECD tarafından sunulan reform önerisinin ilk ayağı, cirosu milyonlarca avroya ulaşan dünya çapında genel merkezleri olan büyük şirketleri içeriyor.

OECD’den Pascal Saint-Amans, burada söz konusu şirketlerin, küreselleşmenin kazananları, dünyanın en karlı 100 dev tröstü olduğunu belirtiyor. ABD merkezli internet devleri de bu kategoride.

OECD’nin planına göre, ikinci sütunda yaklaşık 10 bin şirketin küresel vergiyi ödemesi bekleniyor.

Vergi oranı neden tartışmalara neden oldu?

G7 ülkeleri yüzde 15 vergi konusunda anlaştı. Ancak Fransa bu asgari vergi oranının daha yüksek olmasını talep etti. Öte yandan ABD, bu vergi oranı daha yüksek olursa G20 ülkeleri arasında bir uzlaşmaya varılmasının mümkün olmayacağı konusunda uyardı. Asgari kurumlar vergisinin küresel düzeyde uygulanabilmesi için G20 ülkelerinin de uzlaşmayı desteklemesi gerekiyor. Konunun Temmuz ayında G20 ülkelerinin maliye bakanları toplantısında ele alınması bekleniyor.

Ekonomistler Gabriel Zucman ve Thomas Piketty, yüzde 15’lik verginin düşük olduğuna dikkat çekiyor. Ekonomistler, dünyadaki ortalama kurumlar vergisi oranının 1985’ten bu yana yüzde 50’den yüzde 22’ye düştüğünü söylüyor.

OECD verilerine göre kurumlar vergisi oranı yüzde 15’in altında olan vergi cennetleri Bahamalar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Channel Islands Jersey ve Guernsey’dir. Avrupa ülkeleri arasında İrlanda yüzde 12,5, Bulgaristan yüzde 10 ve Macaristan yüzde 9 kurumlar vergisi almaktadır. Lüksemburg ve Malta’da vergi oranları yüksek olmasına rağmen, şirketlere önemli tavizler verilmektedir.

Vergi gelirlerinde artış olacak mı?

OECD, küresel olarak en az %12,5’lik bir verginin yılda ek 81 milyar dolar üreteceğini tahmin ediyor. Avrupa Vergi Kontrol Birimi’nin tahminlerine göre şirketlerden yüzde 25 vergi alınması durumunda Avrupa Birliği ülkelerinin kurumlar vergisi geliri mevcut verginin yarısı kadar artacak. Avrupa Vergi Kontrol Birimi’nin tahminlerine göre, Avrupa bankaları yüzde 25 vergi getirilmesi durumunda yüzde 44 daha fazla vergi ödeyecek ve İngiliz-Hollandalı petrol şirketi Shell veya Alman sigorta şirketi Allianz’ın ödeyeceği vergi oranı artacak. yüzde 35 ila 50 oranında. ABD’de dijital hizmet sunan şirketlerin kazançlarının ülke bazında belirlenmediği için bu şirketler hakkında tahminde bulunmanın mümkün olmadığı belirtiliyor.

AFP,dpa/JD,SSB

© Deutsche Welle İngilizce

You may also like

Leave a Comment