Baro geriliminde yeni perde: 4. yargı paketi | Türkiye | DW

by Bi'Burs

Son dönemde bir şehirde birden fazla barın kurulmasının önünü açarak ve pandemi gerekçesiyle genel kurul toplantılarını erteleyerek barolarla çatışan hükümet, 4. ayda bazı barolardan eleştiri aldı. hazırladığı yargı paketi

AKP, Mayıs 2019’da açıkladığı “Yargı Reformu Strateji Belgesi” kapsamında hazırladığı 4. yargı paketini Meclis’e sunma aşamasına geldi. Pakette yer alan düzenlemeler arasında, “soruşturmanın amacını tehlikeye atacak somut delillerin bulunması” halinde avukatların müvekkilleriyle görüşmelerinin “beklemeye alınması” öngörüsü de yer aldı. AKP çalışanları, “soruşturmanın daha sağlıklı ve hızlı ilerlemesi açısından” bu öngörüyü pakete koyduklarını savunurken, barolar “avukatların ve vatandaşların temel haklarının ihlal edileceği” eleştirilerini gündeme getirdi.

DW Turkish’e bu eleştirinin temelde ne anlama geldiğini anlatan Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Savcılık soruşturmanın güvenliğinin tehlikeye gireceğine karar verirse avukat müvekkiliyle görüşemeyecek” dedi. Mevcut uygulamada avukatın hem karakolda hem de savcılıkta engellerle karşılaştığını ve müvekkiliyle görüşmekte güçlük çektiğini söylüyor.

Yeşilboğaz’a göre, hükümetin 4. yargı paketindeki öngörüsü gerçekleşirse, daha büyük ve daha ciddi bir sorun yaşamanın ötesinde temel bir “hak ihlali”ne yol açacaktır. Yeşilboğaz neden böyle olacağını şöyle açıklıyor:

“Savunmaya ciddi darbe vurabilecek bir düzenleme. Düzenleme yasalaşırsa savunmanın elini tamamen bağlarsınız. Vatandaşı başıboş bırakırsınız. Keyfilik yaparsınız. müvekkilinizle görüşün müvekkilinize ne olacağını bilemezsiniz savcı dediği sürece – Ben bu dosyayı 15 gün inceleyeceğim, araştıracağım. “İfade alınıp alınmadığını göremezsiniz. ondan önce, eğer baskı gördüyse veya işkence gördüyse. Bunlar çok ciddi suçlamalar. Bu hem polisi hem de savcılığı zan altında bırakıyor ve kanunu çiğniyor.”

“AİHM’e aykırı”

İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Deman Güler de 4. yargı paketindeki bu düzenlemenin hem Türkiye’deki yasal mevzuata hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde yer alan “adil yargılanma” ilkesine aykırı olduğunu söylüyor. Haklar.

Avukatlık hakkından herkesin faydalanması gerektiğinin hukukun ve hukuk mesleğinin “özü” olduğunu ifade eden Güler, DW Türkçe’ye yapılan düzenlemenin “adil yargılanma” ilkesini nasıl zedeleyeceğini şöyle anlatıyor:

“Özellikle ceza davalarında avukat ne işe yarar diye soracak olursak, avukat kendini savunmak isteyen ancak hukuku nasıl uygulayacağını bilmeyen kişilere profesyonel destek veren kişidir ve bu işe yarayacaktır. bunu ortadan kaldırın, soruşturma ve kovuşturma aşamasında avukatla görüşemezsiniz dediğinizde kişilerin adil yargılanma hakkı ortadan kalkacak ve avukatları bırakın avukatlık mesleğinin özüne doğrudan müdahale edilmiş olacaktır. , vatandaşların hakları temelden ihlal edilmiş olacaktır.”

“Baroların görüşü neden alınmıyor?”

Hükümetin son iki yılda 4 yargı reform paketi hazırladığını ancak onlardan görüş gelmediğini belirten barolar, paketlerin Türkiye’de yargının işleyişine ilişkin sorunları çözemeyeceğini düşünüyor.

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Maalesef hükümetin açıkladığı her yargı reformunda hukuk alanında bir gidişat, bir insan hakları ihlali, bir savunma ihlali ile karşı karşıyayız” diyerek sorunların devam ettiğini söylüyor. çünkü baroların görüşleri sorulmaz.

Yeşilboğaz; Hükümete, “Savunma olmadan yargılama olmaz. Verdiğiniz kararların ve yaptığınız soruşturmaların meşruiyetini biz sağlıyoruz. Maddi gerçeğe bizsiz ulaşamazsınız. Bunları açıklamaya çalıştık ama siz hala savunmayı dışlamaya ve vatandaşı başıboş bırakmaya çalışıyorlar. Vazgeçin bundan.”

Bugün reform yapmak isteyen hükümetin önce sulh ceza hakimliklerini kaldırması gerektiğini savunan Yeşilboğaz, “Ama görüyorsunuz, sulh ceza hakimliklerine 25-30 yaşındaki hakim ve savcıları görevlendiriyorlar. 60- yaşında savcı.Kurdu kuzuya kadar boğarlar.Sonra çıkıp derler ki, “Savcılar haysiyetle, şerefle soruşturma açsın.- Kusura bakmayın, baskı altındaki hiçbir savcı soruşturma açamaz.”

Deman Güler

Avukat Deman Güler, 2019 yılının ilk yargı paketinde deneyimli avukatlara yeşil pasaport verileceğinin açıklandığını hatırlattı. güler; “Bugün geldiğimiz son 4’üncü yargı paketi ile şu gerçeği görüyoruz. Avukatlar bugün müvekkilleriyle görüşemiyorlar. Bırakın yeşil pasaportları, avukatlar müvekkilleri ile neredeyse vize almadan görüşemez hale geldi. Dolayısıyla burada mesleğin özü yok edilmiştir. Türkiye’nin ihtiyacı olan adil bir yargılamadır. Hakkın düzenlenebilmesi için görüşümüzün alınması şarttır.”

Pakette ne var?

AKP’nin önümüzdeki hafta Meclis’e sunmayı planladığı 4. yargı paketinde; Boşandığı eşini öldürenler için “ağırlaştırılmış müebbet hapis” öngörülürken, adli kontrol sisteminde de yenilikler yapılıyor. Adli kontrol kararının üst sınırının 2 yıl olması bekleniyor. Bu kapsamdaki yurt dışı yasağının “sakıncalı olmadığına” karar verilirse, kaldırılmasına karar verilir. Paket, vergi suçları için “etkili pişmanlık” ilkesini uygulamayı amaçlıyor. Sulh ceza mahkemelerince verilen tutuklama ve adli kontrol kararlarında “dikey kontrol” ilkesinin uygulanacağı öngörülmekte ve denetimin ağır ceza veya asliye ceza mahkemeleri tarafından yapılabileceği söylenmektedir. Barolar; bu öngörüyü olumlu bulduklarını belirtmektedir.

Hilal Köylü / Ankara

© Deutsche Welle İngilizce

You may also like

Leave a Comment