Aşılananlar için olumlu eylem gerekli ve mümkün müdür? | Türkiye | DW

by Bi'Burs

Koronavirüs salgınının başlamasıyla birlikte ülkeler önlem aldı. Önce PCR testi istendi ya da sınır geçişleri için karantina şartı getirildi. Salgının son döneminde tüm dünyada aşılar başladı. Artık hem dünyada hem de Türkiye’de aşı olan kişilere bazı haklar verilirken aşı yaptırmayanlara karşı bazı yaptırımlar tartışılmakta ve uygulanmaktadır. Aşılamanın yanı sıra pozitif ayrımcılık da gündemde.

Türkiye’de durum nasıl?

Nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sını aşılayan Türkiye’de 65 yaş üstü aşılama büyük ölçüde tamamlandı. Bu yaş grubundaki tüm insanlara aşı teklif edildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 20 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre bu kişilerin yüzde 84’ü aşılandı.

Aynı dönemde ilk kez aşılananlara da pozitif ayrımcılık uygulandı. İçişleri Bakanlığı’nın 16 Mayıs’ta yayımladığı genelgeye göre 65 yaş üstü aşılı kişiler, yaş gruplarına özel sokağa çıkma kısıtlamalarından muaf tutuldu. DW Turkish’e bilgi veren Sağlık Bakanlığı yetkilisi, 65 yaş üstü hastalığa yakalanmış kişilerin de bu kısıtlamadan muaf olduğunu belirtti.

Aynı yaş grubundan aşılanmamış ve hastalığa yakalanmamış kişiler günde sadece dört saat dışarı çıkabilirler.

“Pozitif ayrımcılığın yaygınlaşabileceği” iddiası

Son dönemde gazetelere yansıyan kulis bilgilerinde 18 ile 50 yaş arasındakilerin aşıya karşı duyarsız olduğu belirtiliyor. Bunun Sağlık Bakanlığı’nı yeni adımlar atmaya itebileceği söyleniyor.

Buna göre aşı herkes tarafından erişilebilir olduğu için aşı olmayanlara yönelik kısıtlamalar gündeme gelebilir. Aşısı olmayanlar kamu kurumlarına, sinemalara, konserlere, tiyatrolara ve spor salonlarına alınamaz.

Yani aşısızlar sosyal aktivitelerden uzak tutulabilir.

Sağlık için faydalı olacak mı?

Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Sarp Üner basına yansıyan haberleri memnuniyetle karşılıyor. “Hastalık insandan insana bulaşıyor. Aşı, net bir bilgi olmamasına rağmen hem kişiyi koruyor hem de başka insanlara bulaşmasını engelliyor” diyor.

Sarp Üner

Peki aşılı olanlar hastalıktan korunuyorsa aşısızlar onlar için nasıl tehlike oluşturabilir? Bu soruya Üner, “Aşının etkinliği yüzde yüz değil. Bazı kişilerde bağışıklık gelişmeyebilir. Öte yandan hastalığı olan bir kişi onu hasta edebilir. Bu uygulama ile bunun önüne geçilebilir. “

Prof. Sarp Üner, bu konuda bireysel haklar ile sosyal hakların çatıştığını ancak karar alırken halk sağlığının ön planda tutulması gerektiğini belirtiyor.

Devlet, vatandaşlarını aşılı ve aşısız olarak ayırabilir mi?

Türkiye Metin Günday

Metin Günday

İdare Hukuku Profesörü Metin Günday, devletin aşı sağlama yükümlülüğünü yerine getirdiğinde, aşı olmayan vatandaşlarına sosyal aktiviteleri sınırlayabileceğini belirtiyor.

Peki bunun yasal bir dayanağı var mı?

Prof. Günday, “Anayasa, genel sağlığı korumak için bazı temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına izin veriyor ve bu ancak kanunla mümkün olabilir” diyor. Günday, bu kararın mevcut anayasa ve Halk Sağlığı Kanunu ile alınabileceğini belirtiyor.

Ancak anayasa hukuku profesörü Süheyl Batum bu görüşe katılmamaktadır. Genel Sağlık Kanunu’nun 64. maddesi, “Bu Kanunda sayılan hastalıklardan başka hastalıkların meydana gelmesi halinde bu Kanunda yer alan tedbirler uygulanabilir” ibaresini hatırlatmaktadır. Kanun, aşılanmayanlara bu tür kısıtlamalar getirmemektedir.

Süheyl Batum Türkischer Verfassungsrechtler

Süheyl Batum

Batum, “Türkiye Cumhuriyeti hukukunda aşı yaptıranla yaptırmayan arasında ayrım yapılmasını makul kılacak bir düzenleme yok” diyor.

Dünyanın dört bir yanından aşı kimlik örnekleri

Benzer uygulamalar dünyanın bazı ülkelerinde uygulanmaktadır. “Yeşil Geçiş” Mart ayında İsrail’de duyuruldu. Buna göre aşı olmuş veya hastalığı atlatmış kişiler bu ‘aşı kimliğine’ sahiptir. Telefonlarındaki QR kodlarını okutarak restoran, kafe ve spor merkezlerine giriş yapabildiler. Ancak ülkede aşının yaygınlaşmasıyla birlikte Haziran ayı başında Yeşil Geçiş uygulaması kaldırıldı.

Danimarka da İsrail gibi “Coronapas” uygulamasını Nisan ayında açıklamıştı. Bu aşı kimliğini aşılanmış, hastalığı atlatmış veya son 72 saat içinde PCR testi sonucu negatif olan kişiler alabilir. Bu kişiler kafe ve restoranların kapalı bölümlerine kabul edilmekte ve stadyumda futbol maçlarını izleyebilmektedir. Ancak Danimarka’da aşıların 16 yaşına kadar azaltılmasıyla Coronapas’ın kaldırılmasından söz ediliyor.

Avusturya ve İsviçre’de aşılanmış, hastalığı atlatmış veya test sonucu negatif olan kişiler için benzer uygulamalar başlatılmıştır.

Batu Bozkurk

© Deutsche Welle İngilizce

You may also like

Leave a Comment